17 Şubat 2010 Çarşamba

İkinci Ekonomi ve Küba - İlker Belek

İkinci Ekonomi Küba'yı da Yıkar mı?



İhanete Uğrayan Sosyalizm başlıklı kitabı okuyorum bu sıralarda. Yazılama Yayınevi'nden. Özel olarak Sovyet sosyalizmini, ancak daha önemlisi genel olarak sosyalizmin örgütlenmesini, sosyalizmde öznenin önemini anlamak açısından önemli bir kitap. Murat Akad'ın temiz çevirisi ise tek başına okumaya davet ediyor.

* * *

Yazarlar kitaplarında İkinci Ekonomi diye bir kavram kullanıyorlar. İkinci Ekonomi, yasal ya da yasa dışı, sosyalist-kamusal-kolektif ekonomi alanının dışında kalan, özel ekonomik ilişkileri ifade ediyor.

Yasal özel ekonomik ilişkiler, devletin resmen tanıdığı, izin verdiği özel mülkiyet ilişkileridir. Yasal olmayanı ise devletin zayıflığından, görmezden gelmesinden ve/ya da doğrudan içinde yer almasından kaynaklanan, kayıt dışı özel mülkiyet ilişkilerini tanımlar.

Örneğin SSCB'de Lenin döneminde tarımda küçük mülkiyete ve piyasaya izin veren Yeni Ekonomik Politika (NEP) yasal özel ekonomik alan içindeydi. Daha sonradan bu politika üç dönümden küçük toprakta özel tarıma izin verilmesi biçiminde varlığını sürdürdü. Buna karşın, işçilerin çalıştıkları fabrikalardan ürettikleri ürünleri çalarak tüketmeleri ya da pazarda satmaları, devlet fabrikalarının içinde piyasa için yasa dışı üretim yapılması, profesyonel meslek gruplarının el altından mesleki becerilerini satmaları, Özbekistan'da devlet başkanının da içinde olduğu bir çetenin pamuk rekoltesini bilinçli olarak yüksek göstererek devletten aldığı desteği cebe indirmesi gibileri ise yasa dışı ikinci ekonomi alanına girmektedir.

* * *

Sosyalist ekonomide özel mülkiyete izin verilmesinin iki nedeni vardır: 1- Merkezi olarak üretim planlaması yapmanın tümüyle olanaklı olmadığı ürünlerin olması. Bir malın ne kadar tüketileceğinin bilinmesi o malın merkezi planlamaya dahil edilerek, devletçe üretilmesi için koşuldur. 2- İşçinin işe yönelik motivasyonunu ve ekonominin verimliliğini artırmak kaygısı. Performansa göre ücretlendirme bu başlıkta anılabilir.

Anlaşıldığı kadarıyla, kapitalizmden devralınan insan malzemesinin, sosyalist ekonominin bireyin değil toplumun ekonomik çıkarlarını öne çıkaran tabiatının ve yasal özel mülkiyet ilişkilerinin etkisiyle, yasa dışı özel ekonomi başa bela bir hal alabiliyor. Böylece, özel mülkiyet toplumda küçük burjuva bir zihniyetin yaygınlaşmasına, zaman içinde bu zihniyetin parti içine de sirayet etmesine neden oluyor. Yasa dışı ikinci ekonomi bölmesi, ürünlerin gerçek tüketim hacmini gizleyerek merkezi üretim planlaması yapmayı da zora sokuyor.

* * *

Bu noktada önemli soru şudur: En azından sosyalizmin ilk dönemlerinde özel ekonomi taktik olarak onay gördüğüne göre, SSCB'de ortaya çıkan ve sosyalizmin yıkılışıyla sonuçlanan bu tablo kaçınılmaz mıydı ?

Elbette değil. Buradaki kritik halka siyasal önderlik, yani partidir. Kitapta da belirtildiği gibi, sosyalizmin ve ekonominin örgütlenişine ilişkin olarak SBKP içinde en başından beri iki kanal vardı. Birincisi Lenin-Stalin, diğeri ise Buharin-Hruşçov-Gorbaçov çizgisiydi. Stalin'in ölümünden sonra, ikinci emperyalist savaşta 3 milyon parti kadrosunun ölmesi gibi bir dizi faktöre bağlı olarak, partinin önderlik konumunu yavaş yavaş yitirmesi, ilk dönemlerde bilinçli ve kontrollü biçimde izin verilmiş özel mülkiyetin giderek kendi sınıfını ve ideolojisini örgütlemesine, ikinci ekonominin ekonomi içinde başat konuma gelmesine neden oldu. Şunu söylemek bile olanaklı: Gorbaçov'dan çok daha önce sosyalizm yıkılmaya, parti içeriden çürümeye başlamıştı.



* * *

Bütün bunların Küba ile doğrudan ilişkisi var. Konuyla biraz ilgilenen herkesin bildiği gibi Küba sosyalist sistemin yıkılması, ABD ambargosu gibi yapısal bazı nedenlerle, özellikle turizm üzerinden ikinci ekonomiyi örgütlemektedir. Şu anda parti önderliğinin ikinci ekonominin taşıdığı risklerin farkında oluşu, bu nesnel faktörle mücadele açısından ne kadar başarılı olabilecek, ikinci ekonominin yarattığı ideolojik yozlaşma ile sosyalist toplumsal yapının gerektirdiği siyasal nitelikler arasındaki gerilimler nasıl çözülecek, göreceğiz.

Ancak Küba ile SSCB arasında bu bakımdan çok önemli bir fark var. O da, SBKP içinde iktidara oturan yukarıda sözünü ettiğimiz kanadın ikinci ekonomiyi ve bu alandan türeyen ideolojik, siyasal yapıları onaylamış olmasına karşılık, Küba'da parti önderliğinin aynı olguyu mücadele edilmesi gereken bir sorun olarak tanımlamasıdır.

İkinci ekonominin etkilerini bertaraf etmenin yolunun ise ikinci ekonomiyi bertaraf etmekten geçtiğini akılda tutmak zorundayız. Bu, şüphesiz üretici güçlerin gelişmişliğiyle ilişkili bir sorundur. Ancak, bilimsel teknolojik devrim merkezi planlamaya olanak tanıyıncaya, emek üretkenliğindeki artış tüketim nesnelerindeki yetersizlikleri ortadan kaldırıncaya kadar, sosyalist ekonomiye güç ve süreklilik kazandıracak temel faktör yeni, sosyalist insan olacaktır.

İlker Belek

15.02.2010


http://haber.sol.org.tr/yazarlar/ilker-belek/ikinci-ekonomi-kubayi-da-yikar-mi-24116